Dalida için bir moda sergisi

Fransa’nın çok sevilen trajik bir hayat hikayesine sahip şarkıcısı Dalida ile ilgili bir sergi Perşembe günü Paris’te Palais Galliera’da kapılarını açıyor. Dalida: Une garde de robe de la villa à la scène, adını taşıyan sergi şarkıcının kısa süre önce erkek kardeşi Orlando tarafından müzeye bağışlanmış olan göz alıcı gardırobunu tanıtıyor.


Dalida: Her Wardrobe On and Off-Stage exhibition opens in Paris April 27, 2017

 
Birleşik Krallık ve ABD’de çok fazla tanınmamakla birlikte Dalida Edith Piaf’ın ölümünün ardından Fransa’nın en büyük şarkıcılarından biri haline geldi. Piaf gibi Dalida’nın da hayatı trajik bir şekilde, 1987 yılında intihar etmesiyle sona erdi.
 
Ancak otuz yıllık şarkıcılık, oyunculuk ve performans kariyeri boyunca göz alıcı görünümü, gırtlaktan gelen sesi ve yaklaşık on iki dilde şarkı söyleyebilme yeteneği ile dinleyicileri büyüledi.

1933 yılında Kahire’de İtalyan camiası içerisinde Iolanda Cristina Gigliotti adıyla dünyaya gelen sanatçı, 1954 yılında Paris’e taşınıp, 1956 yılında da Olympia Tiyatrosu’nda bir yarışmayı kazandı. Kariyeri boyunca dünya çapında 170 milyon albüm satışı gerçekleşti.
 
Paris’te geçirdiği zaman içerisimde egzotikliği ve modaya duyduğu sevgi ile göz doldurdu. Ve günümüzün yıldızlarının aksine Dalida kendi giysilerini her zaman kendi aldı.
 
Sergi Pierre Balmain ve Jacques Esterel imzalı New Look elbise ve Nina Nicci imzalı tül bolero ile açılıyor. Bir duvar üzerinde yüzlerce dergi Saint Laurent imzalı bir Moorish korse ve jileyi kaplıyor.

Bunların karşısında dokuz adet göz alıcı beyaz elbise yer alıyor, elbiselerin tümü 1967 yılında sevgilisi Luigi Tenco’nun 1967 yılında San Remo müzik yarışmasını kaybetmesinin ardından kendini vurmasının ardından giyilmiş. Dalida bu olaydan bir ay sonra kendini öldürmeye çalışıyor ancak beş gün komada kaldıktan sonra hayata geri dönüyor.

Sahnelere geri dönen sanatçı, French Disco’nun yıldızı haline geliyor, pullu tulumların ön plana çıktığı bir dönemin temsilcisi oluyor.
Etkinliğin kreatif direktörü Robert Carsen, sanatçının stilinin oldukça geniş çaplı ve oldukça güncel olduğunu ifade ediyor.

La Scala’da Don Giovanni’yi Met’te The Rosenkavalier’yi yöneten Carsen izleyicilerin Dalida’yı tanımasını istediğini ifade ediyor, serginin duygusal bir bağ sağladığını belirtiyor.


Dalida, dress by Reinhard Luthier


 
Serginin bir diğer odasında ise Dalida’nın yer aldığı bir film, “Stranger from Hong Kong” ardından filmlerde giyilmiş olan giysiler tanıtılıyor.

Glaiera’nın duvarlarına Dalida’nın söylemlerinden alıntıları baskılayan D-Carsen, Dalida’nın muhteşem bir oyuncu olabileceğini ancak şarkıcılık kariyerinin öne geçtiğini, kişisel mutluluğu yakalayamayan sanatçının, sürekli yanlış adamları tercih ettiğini, muhteşem başarısını hazmedemeyen bu adamların onda suçluluk uyandırdığını ifade ediyor.

Alıntılardan birinde Dalida “Quand on dit ‘je t’aime’, on veut dire ‘aime-moi” (insanlar seni seviyorum dediklerinde aslında beni sev derler) yazıyor.

Montmartre’ın yanında rue d’Orchampt’taki evinde ölü bulunan Dalida’nın giysileri üzerinden hayatını da anlatan bu sergi kapılarını 27 Nisan Perşembe günü Palais Galliera’da açıyor.
 
 
 

 

Çeviren Gözde Meriç

Copyright © 2017 FashionNetwork.com Tüm Hakları saklıdır

ModaLüksTasarımEtkinlikler